İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkeleri Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık alanındaki tarihi mirasa ve devlet geleneğine dikkat çekti.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Çapa Tıp Fakültesi Kampüsü, sağlık alanında dev yatırımların hayata geçirildiği kritik bir programa ev sahipliği yaptı. Çapa ve Esenyurt yerleşkelerini kapsayan Toplu Temel Atma ve Toplu Açılış Töreni'ne iştirak eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşların yanı sıra sağlık ordusunun tüm kademelerine selam ve takdirlerini ileterek konuşmasına başladı.
Yurt genelinde insan sağlığına fedakarca hizmet sunan çalışanlara teşekkürlerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan; Çapa ile Esenyurt'ta yapımı tamamlanan Dahiliye Hastanesi ve Esenyurt Hastanesi'nin resmi açılışını gerçekleştirdiklerini, Ortopedi, Travmatoloji ve Cerrahi-2 Hastanesi ile Deniz Abdal Camisi'nin ise temellerini attıklarını belirtti. Erdoğan, Sağlık Bakanlığı, üniversite yönetimi ve projelerde teri bulunan mühendisinden işçisine kadar tüm personeli tebrik ederek, yeni sağlık merkezlerinin memlekete hayırlı olmasını diledi.
"Bizim devlet geleneğimizde devamlılık esastır"
Türk tıp tarihinin köklü bir geçmişe dayandığını ifade eden Erdoğan, "Tabiplik bizde asla sıradan bir meslek olarak görülmemiştir. Hekim, hikmete erişen bir şahsiyet olarak telakki edilmiştir. Tıp sahasında Avrupa'da Orta Çağ'ın en karanlık sahneleri yaşanırken, biz Anadolu'nun dört bir yanındaki bimarhanelerle, şifahanelerle ve daha pek çok kurumla 13. asırdan itibaren bu alanda adeta temayüz ettik." dedi.

Fatih Darüşşifası'ndan 14 Mart 1827'de Sultan İkinci Mahmud'un kurduğu Tıphane-i Amire'ye uzanan süreci aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurumun Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve Darülfünun Tıp Fakültesi isimlerinin ardından İstanbul Tıp Fakültesi kimliğini kazandığını hatırlattı. Erdoğan, köklü geçmişin milli şuurla birleştiğini şu sözlerle dile getirdi:
"Bu tarihsel akışı özellikle şunun için vurguluyorum. Bizim devlet geleneğimizde devamlılık esastır. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' diyen ecdat, 'devlet-i ebed müddet' anlayışımızı kurumlarımıza da yansıtmıştır. Bu kurumlar devletle birlikte milletin de kurumları olduğu için istiklal ve istikbal hamurumuz da aynı zamanda buralarda yoğrulmuştur. Örneğin, 14 Mart 1919'da Hikmet Bey ve arkadaşlarının Tıbbiye-i Şahane binasında dalgalandırdığı Türk bayrağı esarete boyun eğmeyeceğimizin tüm dünyaya ilanı olmuştur. Kızılayımızın, Yeşilayımızın ve daha pek çok sivil müessesenin Millî Mücadele yıllarında ortaya koyduğu seferberlik ruhu, bu kurumlarda adeta vücut bulmuştur. Kıbrıs Barış Harekatı'ndan 15 Temmuz darbe girişimine, Kovid-19 salgınından 6 Şubat depremlerine, bu ruh her seferinde ortaya çıkmıştır."
İki Asırlık Sağlık Çınarı
Fakültenin önümüzdeki yıl kutlayacağı 200. kuruluş yılına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başarılarla dolu iki asırlık geçmişinde bünyesinden dünyaca ünlü isimler çıkaran İstanbul Tıp Fakültemizin inşallah daha nice asırlar milletimize şifa dağıtacağına, tıp literatürüne önemli katkılar yapacağına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.



Haber Mehmet ARITÜRK Kaynak: İletişim Başkanlığı
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…



